22 Ekim 2011

İstanbul

Yine İstanbul'a gittim foto işlerimi halletmeye, Ama ne atraksiyonlarla; Gece 12 de otobüsüm, 10.30 gibi kızılaya gittim bir arkadaşın doğum günü için ama evden biraz acele çıktığımdan saçlarım ıslak kaldı sanırım, arkadaştan ayrılıp ankaraya binip aştiye giderken ciddi şekilde kötü başım ağrımaya başladı. O dereceki sonunda aştiye gelmeden bahçelievlerde inip eczane aradım. İlk bulduğumdan en yakındaki nöbetçi eczanenin adresini öğrenip, orayı sora sora bulup, oradan ağrı kesici ilaç aldım. Ordan da taksiye binip aştiye geçtim. Sonra baş ağrım geçti ama hiç uyuyamadım gece. Sabah ilk olarak işim olan yere gittim fotoyla ilgili, tabi giderken oyalandım baya telefonumla fotolar çektim :D
Sonra baktım hala oyalanmam gerekiyor kahve içeyim dedim, Açık bir starbucs vardı yolumda (divanyolu üzerinde mc donalts ın karşısında, ayasofyaya gelmeden) benden bozuk çıkmayınca kasiyer de de para üstü vercek bozuk olmayınca bana kahveyi ısmarladı, Fişten öğrendiğim kadarıyla adı da Melis imiş, eğer oraya giden olursa kendisine ya benim adıma tekrardan teşekkür edin ya tip bırakın :D Neyse işlerimi hallettikten sonra kalacağım otele gittim taksime Orda da oda hazır değilmiş, 1 saat bekledim. Sonra eşyalarımı odama bırakıp bir arkadaşımla buluşmak üzere çıktım otelden. Taksim çevresinde bildiğim bilmediğim bir sürü yer gezdik, galataya gittik, çiçek pasajına girdik, cezayir sokağına gittik, Sent Antuan kilisesine girdik, orada mum diktik, yaşlı bi kadınla sohbet ettik, nevizade'de oturduk, gezi parkına gittik.. Sonra onu metroya bıraktım, kendim son bir tur attım istiklalde, bir kaç foto çektim;
Sonra odama gidip yorgunluktan bayılmadan önce (en son uyandığımdan beri 35 saat geçmiş ve o arada o kadar çok şey yaptığımdan uyumak sözü hafif kalır diye düşündüm) son olarak odamın camından da bir iki foto çektim,
Sabah da kalkıp istiklalde kahvaltı niyetine birşeyler yiyip terminale gittim ve döndüm Ankara'ya. İstanbul'a bir önceki gidişimde ki kadar heyecan dolu ve hevesli değildim ama güzel bir değişiklik oldu yine de.

16 Ekim 2011

selfobotomi

Bir şeye canın sıkkın diye içmek, kendi kendine geçici lobotomi yapmak değil mi düşününce?

12 Ekim 2011

Bilmiyorum

Daha başka ne yapabilirim, uyumadan önce düşündüğüm ve uykumda gördüğüm şeylerin gerçekle örtüşmesi için.

06 Ekim 2011

Bremen Lideri

Yan apartmanda horoz var.
Cidden.
Neyse ki sabahları değilde öğlen 12'den itibaren ötmeye başlıyor gerizekalı hayvan.

Rahat uyurum bu gece

bunu dün önce nette, sonra da rüyamda gördüm. Ama meğerse bu foto değil videodan alınmış bir görüntüymüş bende videoya çeken kişiydim. Sonra suya düşüyordum, balina bana doğru geliyordu falan o arada uyandım. İyi yanı sonunda maceralı ve korkıunç bir rüya gördüm ki bu da zihinsel olarak normale döndüm demek..

Neyse önemli olan bugün saçmalamadım sanıyorum yani kendi standartlarımda saçmalamadım en azından.
Güzel olacağını hayal ettiğim bir gün kötü geçmedi, kolay değil bu günlerde böylesine bir tutarlılık.
Yani gider ayak bir bomba patlatmadım ya.. O bile güzel haber :D

30 Eylül 2011

45

Bizim evdeki pikap yıllar önce bozulduğundan annem sonunda sevdiği plaklarını dinleyebilmek için plakları pikapı olan bi tanıdığımıza götürüp orda cd ye kaydettirmiş. Şimdi evde direk olarak plaktan kaydedilmiş cızırtılı cızırtılı "Nat King Cole" "Charles Aznavour" "Elvis Presley" "Zeki Müren" ve daha niceleri var :P yutuptan fizy den falan tertemiz kayıtları dinlemekten çok daha zevkli bu halleri.

28 Eylül 2011

Takam kafama

Bu aralar tam yatıp uyumak üzereyken inanılmaz sinir bozucu şekilde kafamda şarkılar dolanıyor, ben kapatıyorum o başlıyor. O gün içinde ne dinlediysem inatla kafamın içinde çalıyor ve uyumayı zorlaştırıyor. Ciddi şekilde rahatsız edici bir hal aldı 2 gündür.
Ama ilginç şekilde uyumayı başardığımda çok güzel rüyalar görüyorum. Olmasını umduğu şeyleri bir önceki günün devamıymış gibi rüyamda görüyorum. Hani rüya görürken iyide, sabah uyanınca koyuyor.
Ve bu da açıkçası tırsmama yol açıyor.

17 Eylül 2011

Tebrikler Kendime

Boş boğaz insanlar sonradan, "Dilim kopsaydı, dilimi eşek arısı soksaydı..." falan derler ya pişman olunca;

E ben ne diyeyim şimdi "gözüm çıkaydı, gözümü eşek arısı sokaydı.." falan mı? Korkunç lan denir mi öyle ıyyy! Göz bu ya benzer mi başka bir şeye :S

Ama çekmeyeydim iyidi :D Hadi çektim niye paylaşıyorum. Bir noktadan sonra daha da batırmam dedim, iyice batırdım.

Hadi

Okullar açılsa bir an önce,
Kendim okula gidecek olsam da aynısını derdim.

08 Eylül 2011

Batman

Dün gece kendime sallama çay yaptım, odama gidiyordum ki koridorda önümden bir şey geçti uçarak, ilk başta tırstım geri çekildim mutfağa :D Kapıyıda azcık aralık bıraktım görmeye çalıştım aradan ney o diye :D

Sonra Hollywood yapımı her korku filminde olan bir klişeyi bizzat yaşadım; Buzlu camın arkasından düşmanımın silüetini gördüm! Neyse baktım onu o an açık olan tek cam olan oturma odası camına yöneltmek için yapabileceğim bir şey yok, bende hızlıca odama geçtim :D Sabah hala duruyorsa, annem düşünsün artık diyerek :D
Sabah anneme "evde olmaması gereken bir şey gördün mü" dedim. Yoo dedi, bende "gece yarasa girmiş, demek çıkmış" diye kapattım konuyu.

Ama her şey daha yeni başlıyordu! Bana ilk görünmesinden tam 24 saat sonra asıl saldırısını gerçekleştirdi hain kanatlı fare!

Saat Gece 03.00
Yer Odam :D
Aktivite; Resident Evil Apocalypse izliyorum.

Görüş alanımın en ucunda, odamın diğer köşesinde bir karartı belirip kayboldu... Onu görmeme gerek yoktu! Kim olduğunu ve ne istediğini biliyordum. Ve bu kez beni kendi alanımda yakalamıştı, kendimi en güvenli hissettiğim yerde tuzağa düşürülmüştüm. Ve en acı şeyi yaptım :( Odamı terkettim ve çıkarken kapımı arkamdan kapadım :'(
Ama odamı ona bırakmayacaktım! Kararlıydım!

Gittim mutfak balkonunun ışığını açtım, geri kalan tüm ışıklar kapalıydı zaten evde. Sonra odamın kapısını açıp, banyoya pusuya yattım, yolu gözlemeye başladım. Kapıyı açar açmaz çıktı zaten odamdan, direk ışığa doğru gitti ve yaklaşık 24 saat süren birlikteliğimiz son buldu.

Yani tamam o beni korkuttu bende onu korkuttum ama çok şey paylaştık sanıyorum birlikte geçirdiğimiz bir günde. Mesela ben tüm yarasaların vampire dönüşemeceğini öğrendim mesela ondan, Eminim onun açısından da güzel ve faydalı bir deneyim olmuştur. Eğer kendisi bloğumu takip ediyorsa, herhangi bir kırgınlık veya sinir beslemediğimi belirtmek isterim. Feysbuktan da eklicektim kendisini ama bulamadım.

07 Eylül 2011

Anca oturuyorum

Tam 130 gün önce oturduğum yere gittim oturdum. Zaten anca oturuyorum, bir şeyler izliyorum, okuyorum bu günlerde. Doğru düzgün bir şey yaptığım yok.

2024

Lan hayat güzel, eforsuz, mutlu olabiliyormuş. 2023 yılı biterken bunu hatırladım son iki aydır. Hep çekindiğim, korktuğum şeylere, bir kapı...