29 Nisan 2010

Hangisi Kimin? Hangi sikimin ?

Bir tepsi verdiler, şu masanın bunlar dediler;
"Hangisi kimin?" dedim. Ama her zamanki gibi hızlı bir şekilde.
Güldük falan. Servis ettikten sonrada "haa o sikiminmiş..." dedim, biraz daha güldük falan..
Çok kötüyüm çok.. Nelere güler oldum..

27 Nisan 2010

26 Nisan 2010

Yeşil çam kötü adamları gibiyim

Banyodan çıkınca açık olan bilgisayarımdan nete bakayım dedim, yarım saatir bornozla oturuyorum... Acaba insanlar yarı çıplak olduğumu bilse aynı konularımı konuşurlardı benle :P

Hamle

Bugün otelde sadece personelin geçtiği bir yere oyun salonu yapmışlar, henüz oradan müşteri geçmioyr. satranç taşlarını dizmişler falan, Bende bir hamle yaptım, bakalım karşılık veren çıkacakmı, yüzünü görmediğim bir rakibim olsa keşke ne heycanlı olur.. Ana nerde o sinerji rixosta...

25 Nisan 2010

24 Nisan 2010

Tebrik

Nesnel ile yan yana yürürken aramıza sıçarak bizi uyaran kuşu tebrik ediyorum

23 Nisan 2010

foto çekimi uyarıları

Artık kimin için çektiğimizi değil; çimlere ne kadar bastığımızı umursa olmuşlar... pehhh...

18 Nisan 2010

bok

Bir haftada hem vizelere girip hemde çok yoğun bir staj dönemi geçiren, üstüne üstlük bir de hastalanan bir insanın biraz rahatlaması, gülmesi gerekir diye düşünüyorum. Ama bu hafta ne rahatladım ne de güldüm. Tek boş günüm olan bugün yaptığım tek aktivite, yarım saat bilemedin bir saatlik bir yürüyüştü. Bom bok bir haftayı bırakıp bir yenisine giriyoruz ve bunun daha iyi geçmesi konusunda hiç bir ümidim yok. Bu aralar elimi attığım şeyler bok gibi gidiyor. Yatıp uyumak dışında ne bir şeye halim ne de isteğim var. Öyleki; Konuştuğum herkese aynı şeylerden bahsedip aynı konulardan şikayet ediyorum. Dilencilerden farkım yok, bildiğin neşe ve enerji dileniyorum bir karşılık vermeden. İnsanlar bu süreçte bana katlanıyorsa ve hala "tamam anladık yetti artık!" demiyorlarsa, teşekkürü haketmişlerdir sanıyorum. Bu sürecin geçmesini kolaylaştıracak birşey arıyorum ama hep zevkle yaptığım şeyler bile zahmetli işler gibi geliyor gözüme. Gaza getirecek, tutunacak birşey olsa güzel olurdu.
Hep kızdığım, laf ettiğim, anlamsız bulduğum tarzda yazılardan biri oldu. Ezik bir içini boşaltma yazısı..

17 Nisan 2010

şişko banketçi

Ön bilgi: Otelde Ferrari ve maseratinin lansmanı var. Özel müşterilerine ferrari california ve maserati gran turismo test sürüşü yaptırıyorlar ve lobide tanıtım amaçlı spa çalışanlarının standı var.
Bugün bir banket garsonu bara geldi;
Aşırı derecede boş bir ifadeyle bana bişiler sordu falan, sonra ekledi:
Şişko banketçi-Kapı önündeki ferrari süper dimi
Karşı-Evet
ŞB-O masajcı kızlar niye orda?
K-Ferrariyle test sürüşü yapanlara sürüş sırasında masaj yapıyorlar.

Banketçi bir süre kitlendi... Arızaya geçti, kafasında ne canlandırmaya çalışıyorsa artık. Sonrada "way arhadaş adamlarda para var skiim bööle işi..." falan diye söylene söylene gitti

2024

Lan hayat güzel, eforsuz, mutlu olabiliyormuş. 2023 yılı biterken bunu hatırladım son iki aydır. Hep çekindiğim, korktuğum şeylere, bir kapı...