2012

Geçen sene bu saatlerde (31 Aralık 23:00) tüm aile oturmuş yemekteydik hakim evinde ve bende bir yandan sürekli telefonuma bakıyor, 1 yıldır kurabildiğim tek hayaldeki başrol ile mesajlaşıyordum. Yanımda da dünyada kalan insanlardan en saygı duyduğum insan oturuyordu. Fena bir gün değildi. Bir önceki gün bir hikaye yazmıştım. Vermiştim başrole, oynayacağını umarak. Hiç bir şey umduğum gibi gitmedi, önce o hayalim yıkıldı, yazdığım hikaye olmadı, sonra o saygı duyduğum adam öldü. Ama sene orada bitmedi her dibe vuruş gibi hiç denemediğim şeyler yaptım, kendimi bilmediğim bir yere attım ve bu bambaşka kapılar açtı. Bu sene tek öğrendiğim şey, sürekli harika olmamak, hissetmemek sorun değil. Hatta normal olan o. Belki çok önce anlamış olmam gereken bir şey. Şimdi 2012'nin sonunda 31 Aralık gecesinde evde oturdum bunu yazıyorum. 2012 iyi değildi. Zaten öyle olacağına da çok inanamıyordum, daha çok umuyordum. Olmadı. 2013'ten hiç bir beklentim yok artık. Ne başarı, ne mutluluk. Sağlık olsun yeter. Geri kalanları yapabilirim veya yapamam. Şart değil, dert değil.