How i met, How I Met Your Mother

Behzat Ç. bittiğinde üzülmüştüm. Fringe bittiğinde çok üzülmüştüm. Lost'u zamanında izlemedim ama onu bitirdiğimde de çok üzülmüştüm. Ama How I Met Your Mother bitince hepsinden farklı bir şey oldu. Diğerleri kadar derin, felsefi, dramatik veya kafa açıcı bir dizi değildi belki ama hepsinden daha çok duygusal bağ kurmuştu benimle. 9 sene. Ben üniversiteye başlamamıştım bu diziye başladığımda, şimdi master'ım bitiyor. Hayatımın belkide en dolu en heyecanlı kısmında benimle oldu. Sevgilimden ayrıldığımda da himym'ı açıp güldüm, moral buldum, kendimi Ted'in yerine koyup "elbet herşey yoluna girecek" dedim. Aylarımı yıllarımı verip ulaşamadığım kadından sonra da himym izleyip işlerin yoluna gireceğine inancımı arttırmıştım. Karakterleri çevremdeki insanlara benzetip, sanki arkadaşım gibi görmüştüm. Şimdi dizi bitti. Bende farkındayım son sezonları ilk sezonlarından çok daha uzak çok daha zorlama. Serinin finalinde işlerin en başa dönmesini ben de çok sevmedim. Ama "Sonsuza kadar mutlu yaşadılar" klişesi ile bitmemesine sevindim. Daha da gerçekçi oldu her şey. Ama 22. bölümde ted'in söylediği "In the end, all we can do is promise to love each other with everything we've got. Because love's the best thing we do." Repliği işlerin nasıl biteceğini bilmesek bile her zaman iyi bir insan olup, elimizden geldiğince sevmemiz gerektiğini çok güzel özetliyor bence. Ve geri dönüp bakınca serinin özeti de bu bence. Seride emeği geçen herkese teşekkürler bu güzel 9 yıl için.