Cedric

Bugün Denge Fakiri aracılığıyla Cedric Tiberghien'ı çekme şansı buldum. Ankara barosundaki stajyerlerin çıkardığı, "Hukuk Gündemi" dergisinin röpörtajı için.
Nerdeyse 1 ay falan önce lafı geçmişti çekimin ama bayadır ses çıkmayınca bende olmadı heralde demiştim. Dün gece telefon geldi, "yarın uygunsan gel röpörtajı yapcaz" dedi denge fakiri. Flaşımı şemsiyemi falan da götürsemmi diye düşündüm baya, onları kuracak imkan olurmuydu olmazmıydı diye ama alayım dedim. neyse sonuç olarak gittim bende dururmuyum!
Hacettepe konservatuarına girince ilk dikkat çeken şey sağda solda top oynayan çocuklar :D Sanatçı veletleri geride bırakıp, sedriğin olması gereken koro salonuna gittik. Ben büyük bir kalabalık beklerken içeri bir girdik, eleman tek başına duruyo :D
Tanıştık ettik falan. Röpörtajdan sonra fırsat olmaz belki şimdi çekelim dedik. Başladık çekmeye. (tabi önce sordum flaştan rahatsız olur mu falan) :D
Bi 15 dakika sonra falan, konservatuar yetkililerinden biri geldi, hazır olduğumuzda bize yemek ısmarlayacağını söyledi, Ben 5 dakika daha dedim. o 5 dakikadada birlikte foto çekinme merasimi yaptık.
Sonra yemeğe indik o amca hepimize yemek ısmarladı, sonra kahveleride o aldı ve gitti.
Sonra denge fakiri, cedric, ben bahçeye çıktık oturduk. Orda bildiğin geyik yaptık yarım saat :D adam çinde yediği karıncalardan, fransada at yediklerinden, Nuri Bilge Ceylan'ı tanıdığından falan bahsetti.
Bir de o da fotoğrafla ilgileniyormuş. 5d si varmış. Zamanında Hong Kong'a gittiğinde bir sürü lens almış ama çoğu ağır olduğu için sadece benim lensten (50mm f/1.4) kullanıyormuş.
Sonra içeri gittik röpörtaj yaptık. Röpörtaj tam bittiğinde ses kayıt cihazının kapanmış olduğunu öğrendik. Ama sonradan gelen bilgiye göre tam röpörtaj bittiğinde kapanmış, kayıp yok.
Röpörtajdan sonra hacettepe senfoni orkestrası ile provası vardı, oraya gittik provaları dinledik. Provalardan sonra da veda edip ayrıldık.
merak edenler için;
Burda kısaca bilgi
Burda da benim çektiklerimden birkaçı

Yemeyin bunları :D

Thy'nin dolaylı reklamını anlamayan, olayı gerçek sanan gerizekalı romantik kızlar var :D
Ama beni asıl korkutan şey klibin başında çocuğun "ben şu an son yolculuğumdan geri döndüm" demesi. Öldünde hortladın mı!? Zombimisin lan !

Deneme

Eğer herhangi bir esnaf size ne istediğinizi iki kere soruyorsa sarhoş olduğunuzu düşünüyordur.
Bunu yarım saat içinde girdiğim bir çiğköfteci ve kuruyemişçide farkettim.

Yeter be

Tamam yağmuru falan severim. Çoğu insana göre daha az umursarım ıslanmayı, öyle saçım başım bozuldu tribim de yoktur. Ama bu aralar her dışarı adım atışımda sırılsıklam olmak sinir bozucu olmaya başladı!

ehe

Bu yaşıma geldim, hala heycanlanınca mala bağlıyorum ya, komik oluyor :D
Bilinen "din" lerden hiç birine inanmayan, ama bilincim doğrultusundan kendimden başka şeylerede güvenmem, inanmam gerektiğini düşünen biri olarak; Bu gece rahat uyuyacağım aylardan sonra.
Hayatımda yazdığım en zor 3 yazıyı arka arkaya yazdım ve gönderdim gereken kişilere. Yazıların ana teması, benim sorumsuzluğum ve güvenilmezliğimdi. bana kızgın, kırgın, bellkide artık umursamayan 3 insana yazdım.
Ve hayır bu insanlar eski kız arkadaşlarım değil.
Bana dost, kardeş demiş insanlar.
İlkokuldan beri en yakın arkadaştan öte, hani kardeşten de öte beni anlayan bir insan var, ve son 3 senedir tanısam da çok şey paylaştığım bir diğer insan da var. 2 senedir tanıyıp hayatımı paylaşmakta çekinmediğim bir insan dahi var. Ama hayatımda önem verdiğim 3 dostum daha vardı ve ben 3 ünüde anlık kaçma isteklerim ve sorumsuzluğum sebebiyle kopardım kendimden. Düşünsenize insanlar doğru düzgün konuşacak bir insan bulamıyorken ben 1 kendi eşitim insan, iki tane de sadece 2-3 yılda çok iyi anlaşabildiğim herşeyi konuşabildiğim insan tanıdım. Ama bu kadarla kalmadım 4 senelik okulumda 2 iyi dost ve taa kaykay kaydığım senelerden bir insan daha katmıştım yaşamıma. Ama bu saydığım son 3 kişiyi çok kırmıştım geçtiğimiz 1 sene içerisinde.
Ne özür dileyecek yüzüm var onlardan nede başka bir şey. Onlara mesaj atıp düşündüklerimi söylememin tek sebebi yine bencilce..
Neredeyse haftada bir kabuslarımda onlarla yüzleşmemek, ne kadar güvenilmez olduğumu itiraf etmemek.
Ama malesef yazdığım kişilerden cevap almayı beklemeyecek kadar gerçekçiyim.

Zeitgeist: Moving Forward

Daha yeni izleyebildim, çıkalı 3 ay falan olmuş.

İlk ikisini sevmiştim, bunu da sevdim.

Özellikle genlerin, ileriki zamanlarda insanlık adına ne gibi bahanelerde kullanılabileceğini çok şık anlattılar. Bu aralar kendimi kaptırdığım paranoyaya tuz biber oldu :D

İzleyin, izletin derim ben.

Füçürissik

Hayatımda gördüğüm en çirkin arabayı bugün gördüm sanırım. Nissan'ın bir jipi. Eve gelilce neymiş diye baktım netten, "juke" modeli imiş. Birde açıklamalarında "futuristic jeep.." bilmemne falan demişler.

Bence ondan olsa olsa "füçüristik fil boku" olur! Evet 2020'de filler sıçtığında öyle olacak.

Fotoğraf falan koymuyorum, genç yaşta bloğuma bakanlar olabilir, olumsuz etkilensinler istemem.

Beni gidi

O da değil de, yürüyesim var çok!
Yarın okula gidecem, çıkış işlemlerimi yaptırcam, sonrada kısa film festivaline katılcam.
2 aydır ertelediğim şeyi şimdi yapmamda vardır elbet bişi. Beni gidi benii..

Açılmaz !

Aaa o değil benim eve dönüşümde değişik oldu ki,
Harunla Ceren ankaray'a gitti, bende Alperle dolmuşların oraya gittim, Alper kendi dolmuşuna gitti, bende kendiminkine gidiodum, dedim yürüyim..
Döndüm geri.
Kızılay, tunus, tunalı, güvenlik caddesi, hoşdere, vadi, dikmen güzergahlı bir yürüyüş sonucunda ilerleyen saatlerde eve vardım.
Haa tabi kuğulunun ordan geçerken mola verip kıtırdan kokoreç alıp parkta yemeyi ihmal etmedim!

Ama yürüme hikayem bittimi hayır..
Geldik bugüne;
Kızılayda halletmem gereken işler vardı annem yüzünden.
Dedim ki yürüyerek gideyim yine.
Başladım yürümeye tam meclis parkının içinden çıktım, doluyla karışık yağmur başladı herkes kaçıyo falan.. :D
Baktım ciddi ciddi yağıyor bende bir ankesörlü telefon tentesinin altına girdim.
Buradan ellerinde şemsiyeyle geçerken sırılsıklam olmuş bana muzur muzur bakıp gülen kızlara sesleniyorum: "Göte giren şemsiye açılmaz!"

Benimki kaç cm?

Dün 4 kişi otururken bir omuz genişliği muhabbeti geçti,
Ben geçen sene ciddi spora ve özellikle omuz bölgesi geliştirmeye kasmıştım bir 3-4 ay. Ama benim kaçtı bilmiodum, tabi eve gidince dururmuyum, hemen ölçüldüm dayandım odanın köşesine verdim bir omuzumu duvara çizdim kalemle diğer omuz sınırımı duvara :D
50cm çıktı.

Fuck the system

hocam hesabımı daha önce 2 kere açtım kapattım. Ama tam olarak iptal edilemediğinden canım sıkıldıkça açıyordum yine.
Ama şimdi kökten kapattım, kayıtlı e-mailime rasgele harflerden oluşan bir mail yazdım, ve aynı şeyi şifreme de yaptım. rastgele yazdığım şeyi kopyalayıp şifre değişimimi de onayladım. Yani şu saatten sonra yapacak hiç bir şeyim olmasa bile açamam onu :D
nihahaha sistemi yendim :D