Daha ne olacak?

Burada belirttiğim üzere, yeni yılmış, yeni seneymiş pek umurumda değil. Senede bir kez olmak üzere milli piyango almak dışında birşey ifade etmiyor bana. Ama ediyor olsaydı bu heralde şimdiye kadarki en kötüsü olurdu.
Sabahtan dersim vardı, okula gittim. Derse gelen tek kişi bendim hocayla 3-4 dakika muhabbet ettik sonra gönderdi. Eve dönerken telefon çaldı,
Annem: "29 mayıs hastanesinde yoğun bakımdayız, annaneni görmek istiyorsan gel" dedi.
Sabahtan solunum zorluğu olmuş ve bilinç tamamen kapanmış. Tüm aile hastanedeydi ben gittiğimde. Ziyaret için yarım saatlik süre başladığında her hasta için bir kişiye izin veriliyordu yoğun bakım bölümünde. Ziyaretçi olarak hem ilk torun hemde bu tip şeylerde en soğuk kanlı ben olabildiğmden benim girmem iyi olur dedik.
Annanemi bulana kadar 4 tane yaşam ünitelerine bağlı insanın önünden geçtim. Ama birşey farketmedi girmiş olmam. Hala bilinci kapalıydı.
Hayatımda tanıdığım en hayata bağlı insandır annanem. Gençliğinde çevresindeki kadınlara okuma yazma öğretmiş, Kendi başına ingilizce öğrenip dedemin tayininin çıktığı yerlerde çocuklara hem okuma yazma, hem yabancı dil öğretmeye çalışmış.
Onu o şekilde görmek cidden zor bir görüntüydü.
Ama beni daha da rahatsız eden şey yoğun bakımdan çıkınca oldu. 5 yaşında bir çocuk içeri girmeye çalışıyordu. Babası 14 gündür yoğun bakımdaymış, annesine "babamı çıkar oradan" diye bağırıyordu. Belki zaten hassastım, belki bana 3 ocak 2000'i çok hatırlattı. Ama uzun zamandır kendimi bu kadar zor tutmamıştım.

Şimdi yeni yıla nasıl girersen öyle gider lafı o kadar komik geliyor ki. Bir yıla daha girdikya sapa sağlam. Daha ne?

Ek: 23.15 de doktor aradı hastaneden, beyinde de bir takım problemler oluştuğunu ve eski haline dönüşün %10 luk bir ihtimal olduğnu söylediler.

Hiç yorum yok: